İçeriğe geç
Gerçek Gazete
Ev ve Yaşam

Hiçbir İşin Olmadığı Bir Günü Evde Geçirmek

Takvimde hiçbir şeyin yazmadığı bir gün, doğru kurulduğunda haftanın en değerli günü olabilir. Bir yön, sonlu bir liste ve korunmuş bir boşluk çoğu zaman yeterlidir.

Mert Aydınel 4 dk okuma

Takvimde hiçbir şeyin yazmadığı bir gün, çoğu insanın hayalini kurduğu ama eline geçtiğinde ne yapacağını bilemediği bir şeydir. Sabah uyanıldığında ne bir yere yetişme zorunluluğu vardır ne de bitmesi gereken bir iş. Böyle bir günün akşamında ortaya iki farklı sonuç çıkabilir: ya dinlenilmiş, toparlanmış ve hafiflemiş hissedilir ya da günün nereye gittiği anlaşılamadan hava kararmış olur. Aradaki farkı yaratan şey, günü doldurmak değil, ona bir yön vermektir.

Günü Baştan Tarif Etmek

Serbest bir güne başlarken atılacak en yararlı adım, o günden ne beklendiğini bir cümleyle söylemektir. "Bugün dinlenmek istiyorum" ile "bugün evi toparlamak istiyorum" birbirinden çok farklı iki gün doğurur. Bu ayrım yapılmadığında iki istek gün boyunca birbiriyle çekişir; ne tam dinlenilir ne de bir iş biter. Karar ne olursa olsun, verilmiş olması günün geri kalanını kolaylaştırır.

Bu cümlenin gerçekçi olması gerekir. Bir günde evin tamamını elden geçirmek, aylardır ertelenen bütün işleri bitirmek mümkün değildir. Böyle bir hedefle başlayan gün, akşam olduğunda başarısızlık hissiyle biter. Bunun yerine tek bir odayı, tek bir dolabı ya da tek bir işi seçmek, günün sonunda gözle görülür bir sonuç bırakır.

Sabahı Boşa Harcamamak

Serbest günlerin en kolay kaybedilen bölümü sabahtır. Yataktan geç kalkmak, ardından uzun süre ne yapacağına karar verememek günün ilk yarısını götürür. Bunu engellemenin basit yolu, sabah için tek bir somut şey belirlemektir. Kahvaltıyı acele etmeden hazırlamak, evi havalandırmak, kısa bir yürüyüşe çıkmak gibi küçük bir başlangıç günün kalanına ritim verir.

Bu başlangıcın büyük olması gerekmez, belirgin olması yeterlidir. Bir kez ayağa kalkılıp bir şey yapıldığında sonraki adım kendiliğinden gelir. Buna karşılık sabahın ilk saatleri hareketsiz geçtiğinde, gün boyunca aynı ağırlık sürer. Serbest günü verimli kılan şey erken kalkmak değil, ilk saatte bir şeyin gerçekten yapılmış olmasıdır.

Ev İşlerini Günün Tamamına Yaymamak

Evde geçirilen bir günde işler sinsice yayılır. Bir bulaşık, bir çamaşır, bir toplama derken gün boyunca sürekli ayakta kalınır ama hiçbir şey bitmemiş gibi hissedilir. Bunun nedeni işlerin araya sıkıştırılmasıdır. İşleri günün belli bir bölümünde toplamak ve o bölüm bittiğinde bırakmak, hem işi bitirir hem geri kalan saatleri serbest bırakır.

Bu toplama için bir listenin yazılı olması işe yarar. Zihinde tutulan işler bitmez, çünkü biri bitince yerine yenisi düşünülür. Kâğıda yazılmış üç beş maddelik bir liste ise sonludur. Maddeler bittiğinde gün, dinlenmeye ayrılmış ikinci bölümüne geçebilir ve bu geçiş vicdan rahatlığıyla olur.

Evi Gün İçin Hazır Hale Getirmek

Bir günü evde geçirmenin keyfi, mekânın o güne uygun olmasına bağlıdır. Perdelerin açılması, odanın havalandırılması, oturulacak yerin toparlanması ve ışığın gündüz saatine göre ayarlanması küçük ama etkili adımlardır. Dağınık bir salonda geçirilen serbest gün dinlendirmez; göz sürekli yapılmamış işleri görür ve zihin gerçekten boşalmaz.

Aynı şekilde günün geçirileceği yerin tek bir noktaya sıkışmaması iyidir. Sabahı bir odada, öğleden sonrayı başka bir yerde ya da balkonda geçirmek, evde kalınan bir günü bile hafızada bölünmüş kılar. Aynı koltukta geçen on saat geriye tek bir bulanık kare bırakırken, yer değiştirilen bir gün daha uzun hissettirir.

Uzun Süredir Ertelenen Bir Şeyi Seçmek

Serbest günler, hafta içi asla sıra gelmeyen işler için biçilmiş kaftandır. Bozulmuş küçük bir eşyayı onarmak, dolabın bir rafını elden geçirmek, kâğıtları ayıklamak, uzun süredir aranmayan birini aramak bunlardan bazılarıdır. Bu işlerin ortak özelliği acil olmamalarıdır; tam da bu yüzden hiçbir zaman sıra gelmez.

Bunlardan yalnızca birini seçmek önemlidir. Bir günde birkaç ertelenmiş işe birden girişmek, hepsinin yarım kalmasıyla sonuçlanır ve ev başlangıçtan daha dağınık hale gelir. Tek bir iş seçilip sonuna kadar götürüldüğünde, gün akşamında geriye somut bir kazanç kalır.

Boşluk Bırakmayı Unutmamak

Serbest bir günün tamamını işe ve plana ayırmak, o günün amacını ortadan kaldırır. Günün bir bölümünün gerçekten boş kalması gerekir. Hiçbir şey yapmadan oturmak, pencereden bakmak, uzun bir yemek yemek ya da uykuya dalmak bu boşluğun içindedir. Bu saatler israf değildir; haftanın geri kalanını taşıyabilmek için gereken toparlanma bu saatlerde olur.

Günün sonunda kısa bir değerlendirme yapmak da yararlıdır. Neyin iyi geldiği, neyin zaman kaybı olduğu bir sonraki serbest günü daha iyi kurmayı sağlar. Zamanla kişinin kendine ait bir düzeni oluşur ve boş bir gün, ne yapılacağı bilinmeyen bir yük olmaktan çıkıp beklenen bir şeye dönüşür.

Hiçbir işin olmadığı bir gün, doğru kurulduğunda haftanın en değerli günü olabilir. Ne tamamen boş bırakmak ne de baştan sona doldurmak gerekir; bir yön, bir sonlu liste ve korunmuş bir boşluk çoğu zaman yeterlidir.

Paylaş: Facebook X WhatsApp

Ev ve Yaşam bölümünden