İçeriğe geç
Gerçek Gazete
İlişkiler

Dinlemek: İlişkilerde En Çok İhmal Edilen Beceri

İletişim denince akla kendini ifade etmek gelir. Oysa çoğu gerginliğin kaynağı dinlenmemiş hissetmektir. Dinlemeyi güçlendiren alışkanlıklar.

Derya Tanış 4 dk okuma

İlişkilerde en çok konuşulan konu iletişimdir. Ancak iletişim denince akla genellikle kendini doğru ifade etmek gelir. Doğru kelimeleri seçmek, kırmadan söylemek, duyguyu açıkça anlatmak. Bunların hepsi önemlidir ama iletişimin diğer yarısı çoğu zaman ihmal edilir: dinlemek.

Dinlemek pasif bir eylem gibi görünür. Aslında konuşmaktan daha fazla dikkat ister. Çünkü dinlerken sadece sessiz kalmak yetmez; anlamaya çalışmak, kendi cevabınızı hazırlamayı ertelemek ve karşınızdakinin söylediğini olduğu gibi almak gerekir. Çoğu tartışmanın kaynağı, iki kişinin de kendini yeterince anlatamamış hissetmesidir.

Duymak ile Dinlemek Arasındaki Fark

Duymak otomatiktir. Kulak sesi alır ve zihin kelimeleri çözer. Dinlemek ise bilinçli bir tercihtir. Söylenenin arkasındaki niyeti, duyguyu ve ihtiyacı fark etmeyi içerir.

Aynı odada olup birbirini duyan iki kişi, birbirini hiç dinlemiyor olabilir. Cümleler karşılıklı gidip gelir ama hiçbiri diğerinde iz bırakmaz. Bu tür konuşmalar bittiğinde her iki taraf da tatminsiz kalır.

Ayrımı fark etmenin kolay bir yolu vardır: konuşma sonrasında karşınızdakinin ne hissettiğini birkaç cümleyle anlatabiliyor musunuz? Yalnızca ne dediğini değil, ne hissettiğini.

Dinlemeyi Bozan En Yaygın Alışkanlık

En sık yapılan hata, karşı taraf konuşurken cevabı hazırlamaktır. Zihin bir yandan gelen cümleleri işler, bir yandan yanıt kurar. Bu ikisi aynı anda tam kapasiteyle yapılamaz.

Sonuç, dinliyormuş gibi görünüp aslında sırasını beklemektir. Karşı taraf bunu genellikle sezer. Sözü bittiğinde gelen cevap konuyla ilgisiz görünürse ya da anlattığı ayrıntı atlanmışsa, dinlenmediğini anlar.

Bunu düzeltmenin basit bir yolu vardır: cevabı kurmayı, karşı taraf sözünü bitirene kadar bilinçli olarak ertelemek. Birkaç saniyelik bir sessizlik, aceleyle verilmiş bir cevaptan çok daha değerlidir.

Çözüm Sunma Refleksi

Bir yakınınız bir sıkıntısını anlattığında ilk dürtü genellikle çözüm önermektir. Bu iyi niyetli bir dürtüdür ama çoğu zaman istenen şey değildir. Kişi bazen yalnızca anlaşılmak ister.

Erken sunulan çözüm, farkında olmadan konuşmayı bitirir. Karşı taraf henüz anlatmayı tamamlamadan konu kapanır. Üstelik çözüm önerisi, sorunun basit olduğu mesajını da verebilir.

Burada işe yarayan yöntem sormaktır: "Ne yapmam iyi olur, dinlememi mi ister yoksa birlikte düşünelim mi?" Bu tek soru, birçok gereksiz gerginliği önler.

Anladığını Kontrol Etmek

İyi dinleyicilerin ortak bir alışkanlığı vardır: anladıklarını kendi cümleleriyle özetlerler. Bu bir tekrar değil, bir doğrulamadır. "Yani seni asıl zorlayan şey işin kendisi değil, sürekli beklemek zorunda kalman mı?" gibi bir cümle konuşmanın yönünü netleştirir.

Özetleme iki işe yarar. Birincisi, yanlış anlaşılmayı hemen ortaya çıkarır. İkincisi, karşı tarafa gerçekten dikkat edildiğini gösterir.

Bu alışkanlık özellikle gerilimli konuşmalarda değerlidir. Tartışma sırasında karşı tarafın söylediğini özetlemek, tansiyonu belirgin biçimde düşürür.

Sessizliğe Tahammül

Konuşma sırasında oluşan boşluklar rahatsız edici gelir ve hemen doldurulmak istenir. Oysa sessizlik çoğu zaman düşünmenin sesidir. Zor bir konuyu anlatan kişi doğru kelimeyi ararken duraklayabilir.

Bu duraklamayı doldurmak, cümlenin en önemli kısmının hiç söylenmemesine yol açabilir. Birkaç saniye beklemek, konuşmanın daha derin bir yere gitmesine alan açar.

Beden ve Dikkat

Dinlemek yalnızca zihinsel değildir. Bedenin duruşu da mesaj taşır. Ekrana bakarken verilen "seni dinliyorum" cümlesi ikna edici olmaz.

Elindeki işi bırakmak, gövdeyi karşıya dönmek ve göz teması kurmak dikkatin görünür halidir. Bu küçük hareketler, söylenen hiçbir şeyin yapamayacağı kadar net bir mesaj verir.

Soru Sormanın Doğru Biçimi

İyi bir soru konuşmayı açar, kötü bir soru kapatır. "Neden böyle yaptın" gibi sorular çoğu zaman savunma tepkisi doğurur, çünkü içinde örtük bir eleştiri taşır. Aynı merak, "orada seni en çok ne zorladı" biçiminde sorulduğunda tamamen farklı bir kapı açar.

Evet ya da hayır ile cevaplanan sorular da konuşmayı kısaltır. Açık uçlu sorular ise karşı tarafa anlatacak alan bırakır. Amaç bilgi toplamak değil, kişinin kendi düşüncesini toparlamasına yardım etmektir.

Soru sayısını abartmamak da önemlidir. Peş peşe gelen sorular sohbeti sorgulamaya çevirir. Bir soru sorup cevabı sonuna kadar dinlemek genellikle üç soru sormaktan daha çok şey ortaya çıkarır.

Kesintiye Uğrayan Konuşmalar

Sözün ortasında araya girmek, çoğu zaman kötü niyetten değil heyecandan kaynaklanır. Yine de etkisi aynıdır: anlatan kişi düşüncesinin akışını kaybeder ve genellikle bıraktığı yere dönemez.

Bunun basit bir karşı önlemi vardır. Araya girmek istediğinizde söyleyeceğinizi kısaca aklınızda tutup beklemek. Çoğu durumda karşı taraf konuşmasını bitirdiğinde o söz zaten gereksizleşmiş olur.

Yazılı İletişimde Dinlemek

Dinlemek yalnızca yüz yüze konuşmalara ait değildir. Mesajlaşmada da karşılığı vardır: gelen mesajı sonuna kadar okumak, acele cevap yazmamak ve anlaşılmayan bir noktayı varsaymak yerine sormak.

Yazılı iletişimde ton kaybolduğu için yanlış anlaşılma ihtimali yüksektir. Bu yüzden bir mesajı en olumsuz biçimde okumadan önce en makul biçimde okumayı denemek, gereksiz gerginliklerin büyük kısmını önler.

Katılmadan Dinleyebilmek

Dinlemek onaylamak değildir. Bu ayrım önemlidir, çünkü birçok kişi karşı tarafı dinlerse haklı çıkaracağını düşünür ve savunmaya geçer.

Oysa bir görüşü anlamak, onu benimsemek zorunda bırakmaz. Önce tam olarak anlamak, sonra kendi bakışını açıklamak çok daha verimli bir sıradır. Tersi sıra genellikle iki tarafın da tekrarlamasıyla sonuçlanır.

Dinlemek, öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir. Cevabı ertelemek, çözüm sunmadan önce sormak, anladığını özetlemek ve sessizliğe alan bırakmak gibi birkaç alışkanlık ilişkinin genel havasını değiştirir. Kendini anlatabilmek kadar, karşındakine gerçekten anlaşıldığını hissettirebilmek de bir ilişkiyi ayakta tutan şeylerdendir.

Paylaş: Facebook X WhatsApp